Eğer herhangi bir nedenle İngiltere’ye yolunuz düşecekse, size birkaç il tavsiyesinde bulunmak isteriz. İngiltere’nin tüm yönleri ile en ünü şehirlerini derlediğimiz yazımızda, bu kentlerin tüm spesifik özelliklerine göz atacak, her anlamda tüm bilgilere erişmiş olacaksınız. İşte, bilmeniz gereken İngiltere’de Şehir rehberi….

Londra
Londra, Avrupa’nın en büyük başkentlerinden biri olarak ününü korumakta olup, yeni simgesel yapılar, modaya uygun oteller, restoranlar ve kulüpleri her zaman en çok beğenilen ve bu şehirle özdeşleşen değerleri olmuştur. Şehirde bulunan “Otel sahnesi”, Butting otelleri ve Notting Hill’in yanı sıra Chelsea’nin güzel semtlerinde şık konaklama yerleri ile ünlenmiş Bloomsbury’de ve Mayfair’de bulunan butik oteller, dikkat çekmektedir.
Big Ben’den London Eye’a, National Gallery’den Tate Modern’e kadar önemli mekanlara sahip tarihi ve görkemli mimariye dayanan Londra, eski ve yeni şehir anlayışının büyüleyici bir karışımını sunan zaman ötesi bir şehirdir.
Londra ayrıca aralarında Chelsea gibi çok ünlü kulüplerin yer aldığı mükemmel bir şehirdir. Bunun yanı sıra, büyük festival ve organizasyonların yapıldığı devasa alanlara da sahiptir. Bu eşsiz şehirde, UNESCO’nun 4 Dünya Mirası Alanı’nı (Londra Kulesi dahil) keşfedebilir, lush Royal Parks’da dinlenebilir ve British Museum gibi ücretsiz müzeleri ve galerileri keşfedebilirsiniz.

London shopping, bit pazarı ve bağbozumu dükkanlarından Selfridges ve Harrods gibi lüks mağazalara kadar her şeyi sunan Londra, birçok ünlü filminde ilham kaynağı olarak bilinmektedir. Mesela, James Bond ve Harry Potter filmleri burada çekildi.
Londralılar yemek yemeyi oldukça sever. Evet biz de severiz ama inanın Londralılar bu işi epey abartmaktadırlar. Siz de bu şehirde en ünlü ve özellikle Michelin yazan yerlerden yemek yemeyi deneyebilirsiniz. Her ülke mutfağından mükemmel yemekler bulabilirsiniz. Türk mutfağından da mükemmel tatları bulabilirsiniz. Çoğunu tatmadığınız bu yemekleri gördüğünüzde duygulanacaksınız.
Londra’da 230’dan fazla profesyonel tiyatro vardır. Shakespeare’in oyunlarını izlemek için Globe’a gidebilir ve Tudor zamanına kadar inen mükemmel oyun sahnelerini izleyebilirsiniz. İnanın bu sizi çok etkileyecek ve sizin büyük bir deneyim kazanmanızı sağlayacaktır.

Oxford
Oxford’a küçük bir ziyaret, inanın bir ulusun beynine yapılan büyük bir gezidir. Londra ile sadece 1 saatlik tren mesafesinde olan bu görkemli şehir, birçok değeri ile büyük dikkat çekmektedir. Özellikle Harry Potter’ın diyarı olarak bilinen bu şehir, devlet adamları ile, şairleri ile ve ünlüleriyle anılan bir kent.
Oxford Üniversitesi’nin Hogwarts Kütüphanesi ile Bodleian Kütüphanesi de dahil olduğu birçok kütüphanenin yer aldığı bu mükemmel şehirde Harry Potter filmlerinden birkaç sahne çekildi. Ve Oxford üniversitesinin yanı sıra bu filmler ile de tüm dünyanın en yakından tanıdığı şehirlerden biri olmayı başardı.
İngiltere’de 1683’te açılan ve gezi amaçlı ilk müzesi olarak kayıtlara geçen Ashmolean Müzesi’ni ziyaret etmek, büyük bir ayrıcalık olacaktır. Bu kente gittiğinizde, bu müzeyi gezmek belki de ilk işiniz olmalı.
Oxford, Batı’ya uzanan Cotswolds yamaçlarının eğimli tepelerine gitmek için en uygun başlangıç noktasıdır. Şehrin doğusunda, İngiltere’nin en yoğun ormanlık alanlarından olan Chiltern’leri de bu gizemli yolculukta bulabileceksiniz.

Hem Oxford Üniversitesi hem de diğer tüm özellikleri ile gezilmesi ve görülmesi gereken şehirlerden olan Oxford, özellikle öğrencilerin hayalini süsleyen kentlerin başında gelmelidir.
Devon
Devon kremalı çayları, iskele tarafındaki sahilde içilebilen elma suyu ve taze yengeç sandviçleri ile ünlü, İngiltere’nin en güneşli yerlerinden biridir. Aslında Devon bir kontluktur. Yani bir nevi bir eyalettir. Bu eyaletin en önemli merkezi Exeter’dir. ; tuzlu sörf aktiviteleri ve balıkçılığı ile ünlü olan Devon’da bir hafta sonu geçirmek için belki de her şeyinizi vermek isteyeceksiniz.
Burada sörf, yelken, deniz balıkçılığı ve hemen hemen her su sporunu bulabileceksiniz. Eğer kuru tutmak istiyorsanız, Exmoor’da tırmanma, binicilik ve hatta golf dahi oynayabileceğinizi bilmelisiniz.
Devon, müzik, sanat ve edebiyat festivallerinden, yıllar boyu süren geleneksel kutlamalara değin geniş bir yelpazeye ev sahipliği yapmaktadır. Haziran ayında Croyde’nin Gold Coast Olimpiyat Festivali, Eylül ayında İngiliz Rivierası’nda Agatha Christie Festivali ve Kasım ayında Ottery St Mary’nin Flaming Tar Barrels festivallerine umarım denk gelirsiniz.

Güney İngiltere’de bulunan bu kontluğun en önemli şehirlerinden Exeter, Londra’dan trenle yaklaşık 2 saat 20 dakika uzaklıktadır.
Brighton
Londra merkezine sadece 1 saatlik mesafede olan Brighton, mükemmel manzarası, harika sosyal aktiviteleri, kütüphaneleri, şehir parkları ve kent manzaraları ile dikkat çekmektedir.
Şık, eğlenceli ve cıvıl cıvıl olan Brighton, ayrıca sahili, kraliyet sarayı, zarif mimari yapıları, harika müzeleri, rahat plaj hayatı ve muhteşem alışveriş imkanı ile adeta bir yeryüzü cennetini andırmaktadır. Göz kamaştıran sahilden denize doğru uzanan ünlü Brighton İskelesi, belki de sürekli uğramayı isteyeceğiniz bir yer olacaktır.
The Lanes olarak bilinen renkli alışveriş caddelerinin yer aldığı Brighton, eski şehirleri andıran sokaklarda, tarihi antik ağı bir araya getiren vintage tarzı antikalar ve mücevherlerle dolup taşıyor. Şehrin sınırlarında, görkemli Seven Sisters kayalıklarının ve bazı güney İngiltere’nin en çekici köylerinin bulunduğu South Downs Milli Parkı’nı bulacaksınız. Bu park, belki de şehrin en cezbedici yerlerinden biri.

New Castle- Gateshead
İngiltere’nin kuzey doğusunda bulunan Newcastle ve Gateshead, Tyne Nehri’nin karşısında, göz kamaştırıcı Quayside’de bir araya gelip buluşan iki kardeş şehir olarak bilinir. Londra ile mesafesi 3 saatlik tren yolculuğudur.
Lokantalar, barlar, kafeler ve otellerin yanı sıra ve ünlü mimar Sir Antony Gormley tarafından yapılan Gateshead Millennium Bridge köprüsü ve Angel of the North çelik heykeli, gerçekten de gezip görmeniz gereken yerler.
Şehrin tüm yapılarını ve görkemli yerlerini BALTIC galerinin sunulduğu şehrin en işlek yerlerinden olan Discovery Museum’da görebilirsiniz.
Kıyıdan sahile uzanan 73 mil uzunluğundaki antik savunma barajı olan Hadrian Duvarı’nın Roma kalıntılarını keşfetmek için harika bir başlangıç gezisi yapabilirsiniz.
Newcastle-Gateshead, İskoçya geçiş için önemli bir geçittir. Trenle Edinburgh’a sadece 1 saat 30 dakikalık bir yolculuk ile geçebilir, İskoçya’nın da önemli yerlerini gezebilirsiniz.

Ayrıca şehirle özdeşleşen ve tüm şehir halkı tarafından kutsanan bir de futbol takımları var. Newcastle United…
Bath
Romalılar, Bath’ı çok sevmişlerdi ve şehrin doğal kaplıcalarının etrafında bir banyo kompleksi inşa ettiler. Dünyaca ünlü Roma hamamlarının yer aldığı bu mükemmel şehre ulaşmak için sadece 1 saatlik Londra tren seyahatine katlanmanız gerekecek. Ayrıca Thermae Bath Spa’da, belki de dünyanın en değerli mineral sularını bulabileceksiniz. Bu su ile bol bol yıkanmak ve doyasıya içmek isteyeceksiniz.
Jane Austen yıllar boyunca Bath’da yaşamış ve çalışmalarının büyük kısmı burada yaşadığı zamandan esinlenmiştir. Jane Austen Center’ı ziyaret ederek bu dünyaca ünlü yazarın en mükemmel ve en devasa eserlerini tüm yönleri ile inceleyebilirsiniz.
18.yüzyılda Gürcü soylulara Bath şehrinde zarif mimari yapılı binalar inşa edildi. Büyük Royal Crescent, İngiltere’nin en ünlü ve güzel caddelerinden biri olup, Gürcüler ile doludur ve Bath’ın muhteşem manastırının da aralarında bulunduğu birçok Gürcü mimarisinin izlerini taşır.

Kırsal ve modern yüzü ile de bu şehir, tam gezilmesi ve görülmesi gereken şehirlerden biridir. Siz de en kısa sürede bu mükemmel şehri gezin ve doğa üstü güzelliklere tanıklık edin!